Bilgiyi nasıl depolarız?

Erdem Çolakoğlu

Bir insan çevresindeki bilgileri belleğine kaydedebilir ancak neden bazı bilgileri unuturken bazı bilgileri unutmuyor? Çevremizdeki her bilgiyi aklımızda tutamamamız olumsuz bir özellik olmayıp tam tersine belleğin, imkanları olabildiğince uygun kullandığının göstergesidir. Gerekli gereksiz her bilgiyi aklımızda tutmak hem bilgiler içinde karmaşaya neden olur hem de belleğimiz açısından yorucu olurdu. Peki bu kaydedilecek bilgi seçimi neye göre yapılıyor? Üç tür depolama vardır: Duyusal bellek, kısa süreli bellek ve uzun süreli bellek.

Duyusal bellek: Duyu organlarımızdan anında alınan bilgilerin tutulduğu bellektir. Bilgi kalıcılığı saniyenin onda biri ile birkaç saniye arasındadır. Gözden örnek verelim. İnsan gözü yüksek çözünürlüğe sahip bir video kamera gibidir. Bu videonun tamamı kaydedilseydi, yani tüm hayat boyunca, inanılmaz yüksek kapasiteli bellek gerektirirdi. Ancak bizim o kadar belleğimiz yok. Duyusal bellekte ise bunun çözümü var. Videoyu çek, önemsiz kısımlarını kırpıp at ve kalan önemli kısmını kısa süreli belleğe yolla. Bunu biraz gerçek hayata dökersek. Yarın sınav var diyelim ve şu an kitaptan sınava çalışıyoruz. Kitabı okurken içindeki bilgiler önemli olduğundan, dikkatinizi verdiğinizden, bu bilgiler kısa süreli belleğe yollanır. Ancak ders çalışırken kitabınızın yanındaki telefonun ekran ışığının açılması o an sizin için önemli değildir, dikkatinizi vermezsiniz ve bu bilgi ise duyusal bellekten atılır yani kaybolur. Göz reseptörleriniz, ekran ışığını yakalayıp duyusal belleğinize atmıştır tabi ancak bu bilgi uzun süreli belleğe ulaşamadığı için siz bu bilgiyi hatırlamazsınız. Diğer taraftan ders çalışırken yoldan geçen arabanın sesi için de aynı şey söz konusudur, unutulur.

Kısa süreli bellek: Kitaptaki bilgileri kısa belleğe attık. Ancak bilgileri unutmayıp sınavda kullanabilmemiz için uzun süreli belleğe atmamız gerekiyor çünkü kısa süreli bellekte bilgi kalıcılığı dakikanın üçte biridir. Ancak söyle bir şeyde var. Aynı bilgiyi tekrar tekrar okuduğunuzda, bilginin kaybolması için başlatılan geri sayım sayacı her tekrarda baştan başlar. Eğer okuduğumuz bu bilgiyi akıl tutabileceğimiz şekilde bağdaştırır ya da imgelersek bu bilgi uzun süreli belleğe atılır. Kısa süreli belleğin diğer bir görevi de günlük hayatta karar vermemizi ve işlerimizi yerine getirmemizi sağlar. Kısa süreli belleği, bilgisayarlardan bildiğimiz RAM belleklere benzetebiliriz.

Uzun süreli bellek: Bilgileri uzun belleğe attık yani kısa süreli bellekteki ham bilgi, imgelendi, detaylandırıldı. Artık bu bilgileri işimize yarayacağı bir anda geri çağırıp kullanabiliriz. Uzun süreli belleği ise SSD veya HDD depolamalarına benzetebiliriz.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sonraki

Belleğimiz nasıl işler?

Bellek, öğrenilen bilginin akılda kalması, depolanması ve gerektiğinde kullanılabilmesidir. Belleğin bu işlevi yerine getirebilmesi için bilgi üç evreden geçer: Kodlama, depolama ve geri çağırma. Tanımadığımız […]
Belleğimiz nasıl işler?